İmar hukuku, idare hukukunun bir alt dalı olmakla birlikte
sadece idare hukukunu ilgilendiren bir hukuk dalı değildir. Hem hukuk dalları
bakımından çok boyutludur hem de diğer bilim dalları ile çok sıkı bir ilişki
içerisindedir.
Bu sebeple, bu alanda çalışmak için mimari bilgiye de
ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle imar hukuku üzerine çalışan bir kimsenin
örneğin imar planı okuyabilmesi, bu hukuk dalı açısından bir anlamda zorunluluk
arz etmektedir.
İmar hukukunun alt ana başlıklarına baktığımızda;
1-İmar Planları,
2-İmar Uygulamaları,
3-Yapı Ruhsatı ve Fenni Sorumluluk (Mühürleme-yıkım ve para
cezaları),
4-Kamulaştırma,
5-Eski Eser (Korunması Gerekli kültür ve Tabiat Varlıkları)
ve
6-Yargılama Usulü başlıklarını sıralayabiliriz.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 3. maddesinde, herhangi bir
sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve
yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı kuralına yer
verilmiştir. Bu maddede, bir sahanın imar planının bulunması halinde o sahanın
bulunduğu bölgenin planına aykırı amaçla kullanımının olamayacağı
vurgulanmıştır. Yine, bir sahanın bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik
hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Tüm bunlarla beraber, birbirine benzer iki adet tanımı
yapılan imar mevzuatına aykırı yapı terimi, kısaca, ruhsat alınmadan
yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan başlanılan ve ruhsat ve eklerine
aykırı olan yapı şeklinde belirtilmiştir. Bu özet ifadede, “ruhsatsız yapılar”
teriminden, usulüne uygun olarak izin alınarak yapımına başlanılması halinde
imar mevzuatına aykırı yapı kavramına girmeyen, sadece ruhsatsız olması
nedeniyle hakkında yıkım kararı verilebilecek yapılar anlaşılmalıdır. Ruhsatsız
yapı terimi içine hiçbir şekilde ruhsata bağlanması mümkün olmayan yapılar da
girmektedir. İmar mevzuatında yapı ile ruhsat (izin) arasında çok sıkı bir
ilişki kurulmuştur. Bu bağ, daha inşaata başlanmadan, alınması zorunlu yapı
ruhsatı ile başlamakta ve inşaatın devamı sırasında denetim yoluyla sürmekte ve
oturma izni (iskân ruhsatı) ile sona ermektedir. O nedenle inşaatın imar
mevzuatında aranan şartları taşıyıp taşımadığının ve yapı emniyeti olup
olmadığının denetlenmesi, o inşaatın ruhsata (izne) bağlanması ile olanaklıdır.
İmar Kanununun konuya ilişkin emredici, herkesi bağlayıcı ve bundan dolayı
mahkemelerce de re’sen (kendiliğinden) göz önünde tutulması zorunlu bu
hükümleri karşısında, yüklenicinin, ruhsatsız olarak bir inşaata
başlayamayacağı, arsa sahibinin de yükleniciyi ruhsatsız inşaat yapımına
zorlayamayacağı açıktır.
1/1000, 1/5000, 1/10.000,1/25.000 Ölçekli İmar Planlarının
İptali Davaları, Belediyelerin İskan İşlemlerine İlişkin Yapılacak İtirazlar Ve
Hukuki Prosedürün Takibi Kaçak Yapı Para Cezalarının İptali Davaları Yıkım
Kararlarının İptali Davaları, İmar Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar ve
benzeri konularda hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti konularında bizden
hizmet alabilirsiniz.